Londra Gezi Rehberi, sizlere dünyanın en popüler şehirlerinden Londra hakkında en özet bilgiyi sunuyor. Londra, gezilecek yerleri ve detaylarıyla çok uzun sürecek bir konu. O nedenle, Londra hakkında ayrı yazılar yazmaya karar verdim. İlk yazıda, yani “Londra Gezi Rehberi”nde vize, ulaşım, yeme-içme gibi temel bilgilerle, özet olarak Londra’yı okuyabilirsiniz.
LONDRA HAKKINDA GENEL BİLGİLER
Londra Gezi Rehberi‘ne başlarken, ilk olarak Londra hakkında genel bilgiler vereyim. İngiltere’nin başkenti Londra, dünyanın en büyük metropollerinden birisi. Avrupa’nın en çok göç alan şehri olan Londra, dünyanın her yerinden turistler için de her daim muhteşem bir cazibe noktası. 8 milyon nüfusun yaşadığı şehirde inanılmaz bir kültür çeşitliliği var; bu da şehri güzel yapan noktalardan birisi.

Londra, İngiltere’nin güneydoğu kıyısında, Thames Nehri’nin her iki yakasında kurulmuş. Kuruluşu, yaklaşık 2 bin yıl önceye dayanıyor; Romalılar tarafından kurulan Londra dünyanın en eski şehirlerinden bir tanesi. Resmi dili İngilizce; bayıldığımız İngiliz aksanı bazen zor anlar yaşatabiliyor tabii. Para birimi İngiliz sterlini (Pound). Türkiye’yle İngiltere arasındaki saat farkı yazın 2 saat, kışın 3 saat.
İNGİLTERE VİZESİ
2016’da yapılan Brexit oylaması sonucunda, İngiltere Avrupa Birliği’nden çıkış kararı aldı. Bu kararla birlikte vize konusunda değişen bir şey olmadı; AB üyesiyken de Schengen Anlaşması’na dahil olmayan İngiltere’ye giriş için tüm Türk vatandaşlarının Birleşik Krallık vizesi alması gerekiyor.
Yeşil pasaportunuz dahi olsa vize almak zorunlu. İngiltere vizesinde Schengen’in sürprizli yanı yok, istediğiniz vize süresini kendiniz seçiyorsunuz. 6 ay, 2 yıl, 5 yıl ve 10 yıllık çeşitlerden birini seçip ona göre vize ücreti ödüyorsunuz. Vizenin çıkması Avrupa ülkelerinden daha uzun sürüyor, 15 günü bulabiliyor. Tedbirli olmakta fayda var.
LONDRA’YA NE ZAMAN GİDİLİR?
Bana kalırsa Londra’nın her mevsimi ayrı güzel 🙂 Her daim de çok turist alıyor. Evet Londra yağmurlu, havası değişken, ama bence bunu kabul edip çok kafaya takmamak gerekiyor.

Londra’ya ilk defa gidecekseniz tavsiyem yaz. Sıcaktan bunalmadan sokakları dolaşmak, parklarda bahçelerde yayılmak çok keyifli. Kışın sağlam bir soğuk var, ama Londra Christmas ve yılbaşı dönemi de bir başka güzel. Şehri doya doya gezmek için minimum 4-5 gün kalmanızı tavsiye ederim.
LONDRA’YA NASIL GİDİLİR?
İstanbul’dan Londra’ya direkt uçuş yaklaşık 4 saat sürüyor. Başta Türk Hava Yolları, British Airways, Pegasus ve Atlas Jet uçuşları olmak üzere, gün içerisinde hem Atatürk Havaalanı ve Sabiha Gökçen Havaalanı’ndan neredeyse her saatte Londra’ya uçulabiliyor.
Uçuş fiyatları çok değişken, iyi takip etmenizi tavsiye ederim. Başıma bir şey gelmeyecekse 210 TL’ye Pegasus’la, 230 TL’ye Türk Hava Yolları’yla Londra’ya gidip dönmüşlüğüm var. Evet gidiş dönüş 🙂
Uçuşunuzu ayarlarken mutlaka Londra’da vardığı havaalanına dikkat edin. Londra’da altı havaalanı bulunuyor; Türkiye çıkışlı uçuşlarsa bunlardan dördünü kullanıyor: Heathrow, Gatwick, Stansted ve Luton.
LONDRA’DA ULAŞIM
Havaalanından Londra’ya Ulaşım
Öncelikle havaalanından şehre ulaşımdan bahsedelim. Yukarıda bahsettiğim gibi Londra’da Türkiye’den kalkan uçakların vardığı 4 havaalanı bulunuyor. THY Heathrow ve Gatwick havaalanlarını tercih ederken, British Airways Heathrow, Pegasus Gatwick ve Stansted, Atlas Jet ise Luton Havaalanı’nı kullanıyor. Bu havaalanlarından tren, metro ve otobüs seferleriyle şehir merkezine kolayca ulaşabilirsiniz. Bunlar dışında taksiyi de tercih edebilirsiniz ama tabii pek ekonomik bir seçenek değil.

En kolay ulaşım, merkeze en yakın olan Heathrow Havaalanı’ndan. Metronun bağlandığı tek havaalanı Heathrow, merkeze en uygun fiyatlı ulaşımı sağlıyor. Bu nedenle eğer Heathrow varışlı uçak biletiyle diğer havaalanlarına varanlar arasında çok az bir fiyat farkı varsa, her zaman Heathrow’u tercih etmenizi tavsiye ederim.
Londra’da Şehir İçi Ulaşım
Londra’da şehir içi ulaşım oldukça kolay ve gelişmiş. En sık kullanılan araç tabii ki metro; şehir dünyanın en eski metro ağına (1863) sahip. Londra’da metrodan tube veya underground diye bahsedilir. Elinize bir metro haritası aldığınızda, biraz karmaşık görünse de renklerle her şey çok kolay bir hale getirilmiş. Bunun dışında, şehrin sembollerinden biri haline gelen iki katlı kırmızı otobüsler de ulaşımda çok yaygın ve pratik. Ayrıca metro gece yarısı kapanırken, otobüslerin gece tarifeleri de oluyor.

İngiliz para birimi sterlin, durdurulamaz bir yükselişte olduğundan, Londra’da ulaşım bizler için oldukça pahalı. Havaalanından şehre geldiğinizde içine para yükleyip tüm araçlarda kullanacağınız Oyster Card alabilirsiniz; Oyster Card’a günlük, 7 günlük, aylık, yıllık sınırsız ulaşım da yükleyebilirsiniz. Ayrıca tüm ulaşım araçlarına temassız kredi kartınızı kullanarak da binebilirsiniz. Londra ulaşım sistemiyle ilgili detaylı bilgi, fiyatlar ve tarifeler için Transport For London sitesine tık tık.

Merkezde dolaşmak için bisiklet de başlı başına bir seçenek. Şehirde bisikletliler için ayrılmış özel yollar ve gelişmiş bir bisiklet kiralama sistemi mevcut. Her köşe başında istasyonlarını göreceğiniz Santander Cycles’dan kiralanan bisikletler ilk yarım saat ücretsiz, tüm gün kirası ise 2 Pound.
Ulaşımı kolaylaştırmak için Londra’da benim en güvendiğim uygulama Citymapper. En kısa, en uygun fiyatlı ulaşım seçeneklerini filtreleyebildiğiniz gibi; otobüs kaçta geliyor, metronun hangi vagonundan inmek daha mantıklı, bisikleti bırakmak için hangi istasyon boş gibi detaylı bilgileri bile Citymapper’da bulmak mümkün. Seyahatlerin kurtarıcıları mobil uygulamaları “Hayat Kurtaran En İyi Gezi Uygulamaları” yazımızdan da okuyabilirsiniz.
Bu arada unutmadan ulaşımla ilgili bir hatırlatma: İngiltere’de trafik soldan akıyor. Duraklar, yürüyen merdivenler, sürücü koltukları; her şey ters. Zaman içinde alışılıyor ama ilk başlarda caddelerde karşıdan karşıya geçerken aman dikkat.
LONDRA’DA HAVA DURUMU
Londra’nın havası, hepimizin bildiği gibi gri. Genel olarak yıl boyu kapalı ve yağışlı bir havaya sahip. Biraz da değişken; güneşli bir günde birden ani bir yağmur bastırabiliyor. Bana göre böyle durumlarda en güzeli ücretsiz müzelere kaçmak 🙂 Siz siz olun yaz da olsa mutlaka çantanızda bir şemsiye bulundurun.
LONDRA’DA GEZİLECEK YERLER
Londra’da gezilecek yerler saymakla bitmeyecek kadar çok. Her gidişinizde farklı şeyleri keşfedeceğiniz kadar dolu bir şehir Londra. Turistik alanların çokluğu ve renkli sosyal yaşamı, şehri gerçek bir cazibe merkezi haline getirmiş durumda.

Londra’ya seyahatinizde mutlaka gitmeniz gereken yerlerin başında, Westminister Sarayı, Big Ben, London Eye, Tower Bridge gibi önemli sembol yapılar, British Museum, Natural History Museum, Tate Modern gibi benzersiz müzeler, Soho, Covent Garden, Camden Town gibi şehrin ruhunu hissedeceğiniz hareketli noktalar ve tabii metropolün yemyeşil simgesi, dev huzur merkezi Hyde Park yer alıyor.

Detaylı Londra’da Gezilecek Yerler yazımıza aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz:
Londra’da Mutlaka Gidilmesi Gereken Yerler
LONDRA’DA YEME-İÇME
Londra Gezi Rehberi‘nde sıra geldi yeme-içme konusuna. Londra gerçek bir dünya başkenti olduğundan, yeme içme konusunda inanılmaz bir çeşitlilik mevcut. İngiliz mutfağının klasiklerinden fish&chips veya etli turtalar yiyebilir, klasik kuru fasulyeli, baconlı English Breakfast’ı tadabilirsiniz.
İngilizlerin bir diğer klasiği tabii ki “beş çayı”. Londra’daki lüks oteller, şık restoranlar, tatlı cafeler beş çayı geleneğini sürdürüyor. Zarif porselen takımlarda sunulan çayınızı sütlü içebilir, çayla birlikte sunulan atıştırmalıklardan, kuru üzümlü İngiliz çöreği scone’u deneyebilirsiniz.
Bir yaz günü Londra’daysanız, bir İngiliz pub’ında Pimm’s içmeden dönmemelisiniz. İngiltere’ye özgü cinli bir likör olan Pimm’s ile limonatanın karıştırılmasıyla yapılıyor; çilek, portakal ve salatalık dilimleri, nane yaprakları ve bolca buzla servis ediliyor.

İngiliz mutfağı çok iddialı olmadığından; dünyanın her yerinden, farklı milletlerden insanların yaşadığı Londra’da, dünya mutfağının lezzetlerini keşfetmek de güzel bir seçenek. Thai, Çin, Japon, Meksika, İtalyan; farklı kültürlerden iyi restoranlar Londra’da yer alıyor.
En popüler yerlerden bahsedeyim önce. Fish&chips için Poppie’s, İngiltere’nin cevherlerinden Jamie Oliver’ın restoranları, burger ve ıstakozu bir arada yiyebileceğiniz Burger&Lobster, efsane kahvaltılar için The Breakfast Club, şık bir Asya gecesi için Sexy Fish veya Hakkasan, rengârenk cupcakeler için The Hummingbird Bakery, sokakları saran kurabiye kokusunu takip ederek bulabileceğiniz Ben’s Cookies Londra’nın en ünlülerinden.
Gelelim benim favorilerime. Meksika mutfağı için Wahaca, hamburgerde Byron, Çin yemeği için özellikle dim sumda ustalaşan Yauatcha, Indochina bölgesinden yemekler için Banana Tree, Japon ramenleri için Bone Daddies, İtalyan ev yemeklerinde Princi, steak için Flat Iron, hızlı bir sandviç için Tongue and Brisket, bao için şu sıralar çok popüler olan Bao London, Hint mutfağı içinse Tamarind Kitchen aklımda en çok yer edenler.

Bunların dışında ben Londra sokak yemeklerine de bayılıyorum. Gündüz saatlerinde Soho Berwick Street, Borough Market, Portobello Market, Brick Lane, Camden Town gibi yerlerde, sokakta kurulan yemek standları göreceksiniz. Farklı kültürlerden lezzetler yine karşınızda; hızlı bir öğlen yemeği için güzel seçenekler bulabilirsiniz. Güzel bir havada Londra’daysanız, yemeğinizi alıp en yakın parkta çimlere yayılabilirsiniz.
Londra’da gece hayatı da oldukça renkli tahmin edeceğiniz gibi. Gece için önerilerime gelelim şimdi de. Lezzetli kokteyller içelim, biraz dans edelim ama birbirimizi de duyabilelim derseniz Chinatown’da Experimental Cocktail Club; canlı müzik ve dans için Shoreditch’teki The Blues Kitchen, biraz daha çılgın bir gece olsun, danslar-şovlar da işin içine girsin derseniz de kesinlikle Soho’daki kabaret kulübü The Box muhteşem tercih.
LONDRA’DA ALIŞVERİŞ
Malum İngiltere’nin para birimi pound olunca, alışveriş bizler için çok kolay olmasa da, Londra tam bir alışveriş cenneti. Londra Gezi Rehberi hazırlayıp da Londra’da alışverişten de bahsetmemek olmaz.
Öncelikle temel alışveriş caddelerinden bahsedelim. İlk akla gelen tabii ki Oxford Street; Marble Arch’tan Tottenham Court’a uzanan geniş cadde boyunca yüzlerce mağaza göreceksiniz. Topshop, Zara, Mango, GAP, Uniqlo, H&M, River Island, Primark gibi ünlü, daha uygun fiyatlı ürünleri bulabileceğiniz mağazalar bu caddede yer alıyor. Onun dışında departmanlı mağazacılığın, satın alma deneyiminin öncülerinden, Harry Gordon Selfridge’in 1909 yılında açtığı lüks markaların mabedi, Selfridges de Oxford Street’te yer alıyor.

Londra’nın bir diğer ünlü alışveriş caddesi Regent Street, Oxford Street ve Piccadily Circus’ın ortasında yer alıyor. Burada da Michael Kors, Burberry, Hugo Boss, Cos gibi dünyaca ünlü markaların mağazaları bulunuyor. Regent Street’ten Great Marlborough Street’e girdiğinizde bir diğer meşhur departmanlı mağaza Liberty’yi göreceksiniz; gözden kaçması mümkün değil, ahşap çerçeveli, çok güzel bir mimarisi var. Muhteşem süslenen vitrinleri kesinlikle görmeye değer.
Lüks alışveriş için Bond Street’e gidebilirsiniz. Burada, Alexander McQueen, Bottega Veneta, Bulgari, Chanel, Christian Dior, Dolce&Gabbana, Gucci, Hermes, Prada, Valentino gibi ünlü markaların butikleri yer alıyor.
Londra’da alışveriş deyince, akla gelen ilk mağazalardan birisi Harrods tabii ki. Knightsbridge’de yer alan, Londra’nın simgelerinden birisi olan mağazada lüks giyim ve aksesuardan kozmetiğe, dekorasyondan teknolojik ürünlere kadar pek çok ürün bulabilirsiniz. Alışveriş yapmasanız dahi görmenizde fayda var. Bir diğer lüks departmanlı mağaza Harvey Nichols da yine Knightsbridge’de, Harrods’ın biraz ilerisinde yer alıyor. Piccadilly’de yer alan Fortnum&Mason da bir diğer İngiliz klasiği.

Daha farklı tasarım ürünler, küçük mağazalar görmek isterseniz Covent Garden ve Carnaby Street’i tercih edebilirsiniz. Londra’da inanılmaz güzel tasarım dükkânlar, kitapçılar, kırtasiyeler var. Benim favorilerim; Avrupa’dan bize bir türlü gelemeyen, uygun fiyatlı, yiyecekten kırtasiyeye, oyuncaktan sabuna değişik ürünler bulabileceğiniz Flying Tiger, benim gibi kırtasiye tutkunlarının her şeyi almak istediği Paperchase, sevimli küçük şeyler cenneti Sass&Belle, rengârenk çizimlerle süslü aksesuarlarla gözünüzü döndürecek Cath Kidston, gezginlerin uğrak yeri, sadece harita ve seyahat kitapları satan Stanfords.

Londra sokak pazarları konusunda da çok renkli; gıda için Borough Market, ikinci el ve antika içinse Portobello Road, Brick Lane ve Camden Town’ı tercih edebilirsiniz. Gıda alışverişinden de bahsedersem; Tesco, Saintsbury’s, Waitrose ve Marks&Spencer buradaki en yaygın süpermarketler.
Son olarak bir ek bilgi veya hatırlatma: İngiltere’de prizler bizim kullandığımız gibi iki girişli değil, üçlü. Onların prizlerine uymak için bir dönüştürücü kullanmak gerekiyor. Gitmeden de alabilirsiniz ama Londra’da da her yerde mevcut zaten.
FİYATLAR
Bahsettiğim gibi İngiltere’nin para birimi sterlin olduğundan, Türk lirasıyla çıkılan bir seyahat için Londra bütçeyi biraz zorlayabilir. Ama tabii ki her zaman, her yerde olduğu gibi her şeyi ekonomik bir şekilde halletmenin yolları da var.
Birincisi merkezi geziyorsanız, tüm turistik yerler cidden yürüyerek ulaşabileceğiniz mesafede. Minimumda toplu taşıma kullanmayı düşünebilirsiniz. Ayrıca Londra’da tüm müzeler ücretsiz!

Yemekleri sokaklarda kurulan yemek pazarlarından, Pret-A-Manger’den veya marketten hızlı çözümlerle uyguna halledebilirsiniz. Cidden pek çok markette lezzetli yemek seçenekleri mevcut. Kahveyi Easy Coffee’den alarak 1 Pound’a getirebilirsiniz. Ayrıca İngiltere’de musluk suyu içilebiliyor. Londra’da bir restorana gittiğinizde “tap water” isteyerek suyu ücretsiz alabilirsiniz.
Konaklama işini hostellerde uygun fiyatlı halledebilir, coachsurfingle ücretsiz konaklayabilirsiniz. Ama tabii ki en güzeli orada yaşayan arkadaş ziyareti. (Couchsurfing nedir yazımıza buradan ulaşabilirsiniz)
Londra Gezi Rehberi yazısında, dünyanın en güzel şehirlerinden Londra hakkında en özet bilgiyi sizler için toparlamaya çalıştım; umarım faydalı olmuştur. İngiltere Gezi Rehberi’ne de buradan göz atabilirsiniz. Ayrıca Londra’da gezilecek yerler yazımızı da okumayı unutmayın! İyi seyahatler, Londra’nın tadını çıkarın! 🙂